Bu yazdığım içerik, şu ana kadar yazdığım 6 içerikten bütünüyle farklı. Bundan önceki yazılarımda size sadece teknolojiyi basite indirgeyip kendi yorumumu katarak aktarmaya çalıştım; bu kez ise sadece faydalı olmayı amaçlıyorum, tek hedefim bu.
Bir arkadaşımın Substack’te yazdığı bir bülteni okurken konunun altına bir yorum bıraktım. Sohbet sohbeti açtı ve bana Be My Eyes (Gözlerim Ol) uygulamasından bahsetti. İlk defa duyduğum için biraz anlatmasını istedim ve dinledikçe hayran kaldığım, ufkumu açan bir platformla karşılaştım.
Öncelikle bu uygulamanın görme engelli bireylerin günlük yaşamını kolaylaştırmak üzerine kurulduğunu söyleyerek başlayayım. Bizlerin bir farkındalık oluşturması gerektiğine inanıyorum; fakat bunun için ille de sivil toplum kuruluşlarına, derneklere veya vakıflara üye olmak şart değil. İnsanların hayatına dokunmak, cebimizdeki teknolojiyi doğru kullandığımızda artık bu kadar kolay.
Be My Eyes Nedir?
Be My Eyes; görme engelli ve az gören bireyler ile gören gönüllüleri ya da yapay zekâyı canlı video bağlantısıyla bir araya getiren, tamamen ücretsiz bir erişilebilirlik uygulaması.
Uygulama, görme engelli kullanıcıların günlük yaşamda karşılaştıkları görsel engelleri aşmalarını sağlamak amacıyla iki temel model üzerinden çalışıyor:
Gönüllü Ağı ile Canlı Yardım: Dil eşleşmesine göre çalışır. Kullanıcı bir çağrı başlattığında, aynı dili konuşan kayıtlı bir gönüllünün telefonu çalar. Bağlantı kurulduğunda gönüllü, kullanıcının kamerasından gelen görüntüyü izleyerek sesli tarif yapar.
Be My AI (Yapay Zekâ Desteği): GPT-4 Vision altyapısını kullanan bu modül, kullanıcının çektiği fotoğrafı saniyeler içinde ayrıntılı şekilde betimler. Kullanıcı, yapay zekâya nesneyle veya ortamla ilgili detay sorular sormaya devam edebilir.
Hangi Sorunları Çözüyor?
Görme engelli bir bireyin karşılaştığı kombinin derece ayarını okuma, çamaşırları renklerine göre ayırma, bir ilacın son kullanma tarihini kontrol etme ya da raftaki iki kutu sütten hangisinin laktozsuz olduğunu anlama gibi sorunlar...
İşte tam bu noktada Be My Eyes devreye giriyor. Bir gönüllüyle yapılan 30 saniyelik kısa bir görüşme veya yapay zekâya sorulan tek bir soru, o an çözümsüz gibi duran fiziksel bir engeli anında ortadan kaldırıyor.
Nasıl Kullanılır ve Gönüllü Olunur?
Sisteme dâhil olmak ve birinin gözü olmak oldukça zahmetsiz bir süreç:
App Store veya Google Play üzerinden Be My Eyes uygulamasını indirin.
Kurulum ekranında "Gören bir gönüllü olarak katılmak istiyorum" seçeneğini işaretleyin.
Bildirim izinlerini açıp destek verebileceğiniz dilleri (örneğin Türkçe ve İngilizce) seçin.
Hepsi bu kadar. Artık günlük hayatınıza devam edebilirsiniz; telefonunuza çağrı geldiğinde müsaitseniz tek dokunuşla açıp yardım edebilir, meşgulseniz reddedebilirsiniz. Çağrı anında sıradaki diğer gönüllüye yönlendirilir.
Günün büyük bir kısmını ekran başında, bildirim kovalayarak ya da sosyal medyada boş içerikleri kaydırarak harcıyoruz; bunu hepimiz yapıyoruz, kabul edelim. Ama ben teknolojinin sadece tüketilen, vakit öldürülen bir şey olmasına karşıyım. Cebimizdeki o aletler doğru amaçla kullanıldığında, bir insanın hayatındaki en büyük engellerden birini 30 saniyede kaldırabilecek kadar güçlü.
Asıl engel çoğu zaman gözlerde değil, bizim umursamazlığımızda başlıyor. Birine fayda sağlamak için cebinizden binlerce lira çıkmasına ya da günlerinizi vakfetmenize gerek yok; biraz empati ve cebinizdeki telefon fazlasıyla yetiyor. Ben uygulamayı telefonuma kurdum ve o köşede hazır bekliyor. Sizden de ricam, teknolojiyi sadece tüketen tarafta kalmayın; indirin, bir köşede dursun. Belki yarın bilgisayar başında kod yazarken, kahve içerken ya da sokakta yürürken ekranınıza bir çağrı düşer ve hiç tanımadığınız birinin gören gözü siz olursunuz. Farkında olmak lafla olmuyor, gelin şu teknolojiyi gerçekten bir işe yaratalım.



